Öğretmeni Anlamak
Tarih : 2013.11.26  04:40:20

Öğretmeni Anlamak

Bir insanı anlamak, onun yaşadıklarını bilmekten geçer. Empati diyorlar hani, kendinizi karşınızdakinin yerine koyup ne yaşadığını, ne hissettiğini anlamaya çalışırsınız. Peki bizler empati kuruyor muyuz? Toplum olarak öğretmenleri anlamak için bir gayret gösteriyor muyuz? Yoksa, öğretmenleri 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde hatırlamak bizler için yeterli mi? Aslında sorduğum sorular kendi içinde cevaplarını da veriyor.

Toplumların maddi ve manevi refah seviyesine ulaşmasında, hiç şüphe yok ki en önemli meslek grubu öğretmenliktir. Çünkü, diğer mesleklerin hepsi bu meslek sayesinde var olmuştur. Nice doktorları, mimarları, hâkimleri, siyasetçileri yetiştiren eli tebeşirli öğretmenlerdir.

Çok uzun yazmayacağım, çok derin tahlillerde bulunmayacağım. Bu konuya uygun bir söz ile bitirmek istiyorum.

"Eğer bir doktor, avukat ya da dişçi ofisinde aynı anda farklı ihtiyaçları olan, bazıları orada olmak istemeyen, sorun çıkaran 40 kişi ile yardımcısı olmadan 9 ay boyunca her biri ile profesyonelce ilgilenmeye çalışırsa belki o zaman öğretmenleri anlayabilir. " (Donald D. Quin)

Öğrenciyi Anlamak

 

Öğretmenleri anlayalım da öğrencileri anlamayalım mı? Hatta onları daha çok anlayalım, empati kurmakla kalmayıp; sempatide duyalım. Toplumun en dinamik kesimi öğrencileri anlamak sosyal dokumuzun önemli unsurlarındandır. Bu nedenle insanlar için okul hayatı, önemli serüvenlerini yaşadığı döneme karşılık gelir.

İşinizin sadece öğrencilik olduğu zamanlar, en güzel günler olduğunu; ne yazık ki daha sonra anlarız. Öğrencilik yapmış olanlar bilirler: ‘Eğitim ve öğretim yaşamının en unutulmaz anıları, sınavlardır’. Her şey unutulsa bile sınavları unutmak pek mümkün olmaz.

En çok da ilkokul öğrencileri sınavların heyecanını iliklerine kadar yaşarlar. Özellikle okuma yazma öğrendikten sonra girilen ilk sınavın tatlı heyecanını gözlerinden rahatça anlayabilirsiniz. Ortaokul bittiğinde liselere giriş sınavı, lise bittiğinde ise üniversiteye giriş sınavları artık hayatımız için karar anlarının yaşandığı zamanlardır. Sınav maratonu burada bitiyor mu? Elbette bitmiyor.

Sınav basamaklarını tek tek aşıp üniversiteye giren öğrenci için vize ve final haftaları oldukça gergin geçer. Üniversite öğrencileri için sınav haftaları, fotokopiciler için de bayram haftasıdır. Uykusuzluk rekorlarına imza atılan hafta vize ve finaller! Vize final haftası sonrasındaki bulaşıklar ise işin belki de hatırlanmak istenmeyen en kötü anıları oluyor. Elbette harçlıkla ilgili küçük detayı saymazsak.

Şüphesiz öğrencilerin birçok sorunu var. Sınavlardan yola çıkarak öğrenci sorunlarına dikkat çekmek istedim. Öğrenci sorunlarını bu alana sığdırmak mümkün olmadığı gibi kitaplara sığmayacak kadar çok.

Anlaya bildiğimiz kadar öğrencileri de anlayalım.

2772 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları
Aktif Ziyaretçi: 2 Bugün Gelen: 110 Dün Gelen: 704 Toplam Ziyaretçi: 1040644